· Makale Gönderme · Makale Değerlendirme
Erken Çevrimiçi
[ İngilizce Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ]
Laparoskopik Sleeve Gastrektomi De Pulmoner Tromboemboli Riskinin Padua Skoru ile Değerlendirilmesi: Retrospektif Bir Çalışma
Serdar Yormaz, Hüseyin Yılmaz, Hüsnü Alptekin, Fahrettin Acar, İlhan Ece, Bayram Çolak, Burcu Yormaz, Ertuğrul Kafalı, Mustafa Şahin
Selçuk Üniversitesi, Genel Cerrahi, Konya, Türkiye
Anahtar Sözcükler: bariatrik, tromboemboli, padua

Amaç: Pulmoner tromboemboli bariatrik cerrahide postoperatif dönemde yeterli önlem alınmazsa morbidite ve mortalitenin yüksek olduğu ve bu nedenle hızlı tanı ve tedavi gerektiren bir kompikasyondur. Toplumdaki morbid obezite oranı arttıkça pulmoner tromboemboli’nin gelişme potansiyeli daha da artış göstermektedir. Çalışmamızın amacı pulmoner tromboemboli tanısı konularak tedavi edilen olguların klinik, laboratuvar ve radyolojik sonuçlarınıretrospektif olarak değerlendirmekti.

Gereç ve Yöntem: Bariatrik cerrahi kliniğimizde Mart 2014 ile Ocak 2016 tarihleri arasında morbid obezite nedeniyle laparoskopik sleeve gastrektomi geçiren hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Olguların klinik, radyolojik, laboratuar, demografik özellikleri ile Padua skorları değerlendirildi. Hastaların postoperatif dönemdeki verileri ve komplikasyonları istatistiksel olarak değerlendirildi. Postoperatif pulmoner tromboemboli riskini etkileyebilecek faktörler tek değişkenli regresyon analizi ile değerlendirildi.

Bulgular: Hastaların 146’sı (%55) kadın ,124’u (%45) erkekti. Ortalama yaş 44.7 ± 4.3 (22-72) olarak belirlendi. Ayrıca ortalama operasyon sonrası hastanede kalış süresi 5.7 ± 2.3(2-25) gündü. Hastalardan çok-yüksek-riskli(VHR) ve yüksek-riskli (HR) gruplara postoperatif dönemde pnömotik cihazı uygulanırken, orta-riskli(MR) ve düşük-riskli (LR) gruplara varis çorabı uygulandı. Uygulanan koruyucu işlemlere rağmen 3 hastada derin ven trombozu ve 2 hastada pulmoner tromboemboli görüldü (p<0.05), herhangi bir mortalite saptanmadı. Hastalardaki postoperatif dönemde görülen gerileme ve postoperatif pulmoner tromboemboli riskini etkileyebilecek faktörler (vücut kitle indeksi, geçirilmiş venöz emboli öyküsü, immobilite ve komplikasyonlar ) istatistiksel olarak anlamlı olarak saptandı (p<0.05).

Sonuç: Bariatrik cerrahide pulmoner tromboemboli profilaksisi için öncelikle önerilen ilaç daima düşük molekül ağırlıklı heparindir. Hastalara bu koruyucu tedaviye ek olarak pnömotik cihaz ve/veya varis çorabı uygulaması gerekmektedir. Bariatrik cerrahide olası komplikasyonları önlemede pnömotik cihaz varis çorabı uygulamasına göre daha efektiftir.